Bir kız
çocuğunun hükümlü babasına “Hadi baba gelsene, hadi kapıyı açıp gelsene” diye
yalvarması, hayatında hiç ağlamayan babasını ve mahkûmlara eğitim veren Senai
Demirci’yi de gözyaşlarına boğuyor.
***
Beyza Keskin
Metris, Silivri, Ümraniye, Kartal ve Maltepe cezaevlerindeki mahkûmlara
yönelik eğitimler veren Senai Demirci, “Bir kez de siz bana nasihat edin”
talebinde bulundu. Hayatında hiç ağlamadığını belirten hükümlü bir babanın
anlattıkları üzerine ise ortamı hüzün bulutları kapladı ve gözyaşı sel olup
aktı…
Senai Demirci’ye cezaevinde eğitim deneyiminin ve kendisini de ağlatan
hikâyenin ayrıntılarını sorduk.
Metris Cezaevinde eğitim konusu nasıl gündeme geldi ve gerçekleşti?
Sadece Metris Cezaevi değil tabii ki, özellikle Anadolu yakasında olmak üzere
Metris, Silivri, Ümraniye, Kartal, Maltepe cezaevleri… Bu cezaevlerinden her
biri aynı zamanda bir komplekstir. Bir Maltepe cezaevi dediğimiz zaman 4-5 tane
cezaevinden bahsediyoruz. Ayrı ayrı birimleri var.
Batıda uygulanan bir sistem var ve bu sisteme göre cezaevinde eğitimciler
psikologlar, hattâ din adamları bulunuyor. Bu Türkiye’de oturmamış bir sistem.
Bunun başlangıcı olarak Adalet Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi
işbirliği ile başladık. Bizim de uzun zamandır dert edindiğimiz bir konuydu.
Çünkü hapishane insanı ıslah etmiyor. Oradan çok daha büyük bir hınç ve intikam
hissi ile çıkıyor insanlar. Oradaki fazla vakitlerini değerlendiremiyorlar. Bu
fazla vakitleri yönetemiyorlar. Yönetseler daha mutlu olacaklar. Bu amaçlarla
hapishanelerde eğitimlere başladık.
Eğitimin sıklığı nedir?
Yaklaşık 4-5 yıldır düzenli olarak gidip geliyoruz. Şu ana kadar eğitim
yaptığımız bir grupla tekrar eğitim yapmadık. Her grupla ancak bir sefer yapma
şansımız oldu.
Eğitime katılanlar kimler?
Erkekler çoğunlukta, bir de orta yaşlı insanlar. Bir tek Maltepe cezaevinde
çocuk cezaevi var. Kendi oğlum yaşında insanlar; suça itilmiş bunlar. Oraya
giderken çok zorlanıyorum. Ve içim çok acıyor. Çıkışta da çok mahzun
çıkarım.
Bir de şöyle yapıyorum. Eğitime katılan grup için “bunlar kim?” diye
hapishane yönetimine sormuyorum. Yani karşımda katil mi var, gaspçı mı, cinsel
suçlu mu, bilmiyorum. Çünkü bilirsem ön yargılı olurum. Ve hapishane çok
kalabalık. Onun için, güvenlik açısından karşınıza en fazla 40-50 kişi
çıkarıyorlar.
“HADİ BABA, KAPIYI AÇIP GELSENE”
Mahkûmlarda ne tür değişiklikler oldu?
Eğitimin mahkûmlar üzerindeki etkisini gözlemleyecek bir çalışmamız olmadı.
Ama ben, toplantının başından sonuna kadar insanların yüzlerindeki değişimi
görebiliyorum. Tabii bunun onlarda ne kadar etki bıraktığını ya da kalıcı etki
bırakıp bırakmadığını bilmiyorum.
Gittiğiniz eğitimlerde dikkatinizi çeken bir hayat hikâyesi oldu
mu?
Paşakapısı Cezaevinde memuriyetle ilgili suç işleyenler alınıyor. Biraz
kalabalık bir yer burası. Birgün orada eğitim veriyoruz… Dedim ki, “Hep ben
nasihatte bulunuyorum; bir kez de siz bana nasihat edin.” Birisi dedi ki: “Hocam
şu yaşıma kadar erkeğiz ya, hiç ağlamadım. Ama dün beni kızım ağlattı. Dün
annesiyle görüştükten sonra gideceklerken kızım, ‘Hadi baba gelsene, hadi kapıyı
açıp gelsene’ dedi ve dayanamadım ağladım hocam.” Gerçekten beni de ağlatır bu
hikâye…
Beyza Keskin
http://erdemlihayat.com/?p=784